BAŞKASINA AİT SUÇ İÇERİKLERİNİ PAYLAŞMA: Güncel Yargıtay Kararlarıyla Detaylı Analiz
Başkasına Ait Suç İçeriklerini Sosyal Medyada Paylaşım: Güncel Yargıtay Kararlarıyla Detaylı Analiz
A – GİRİŞ
Günümüzde sosyal medya, bireylerin ve toplumların iletişim kurma, bilgiye erişme ve düşüncelerini ifade etme biçimlerini kökten değiştirmiştir. Eğlenceden profesyonel ilişkilere, haberleşmeden kamuoyu oluşturmaya kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu platformlar, aynı zamanda hukuki sorumlulukları da beraberinde getirmektedir.
Sosyal medyada bir başkası tarafından oluşturulan ve suç teşkil eden hukuka aykırı içerikleri paylaşmanın, beğenmenin veya retweet etmenin ceza hukuku açısından doğurduğu sorumlulukların bilinmesi oldukça önem arz etmektedir.
Bu makale, sosyal medya kullanıcılarının bu tür eylemlerinden doğabilecek hukuki sonuçları, suçun manevi unsuru (kast), ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve ifade özgürlüğü bağlamında, güncel Yargıtay kararları ve somut örneklerle detaylandırmaktadır.
B – SOSYAL MEDYA ETKİLEŞİMLERİ VE TANIMLARI
Sosyal medya platformları, kullanıcıların içerik oluşturmasına, paylaşmasına ve birbirleriyle etkileşim kurmasına olanak tanıyan dijital ortamlardır. Bu etkileşimler, basit bir beğeni veya yorumdan, içeriğin geniş kitlelere yayılmasına kadar çeşitlilik gösterir. Hukuki değerlendirme açısından önem taşıyan başlıca etkileşimler şunlardır:
- Retweet (Yeniden Yayınlama): Bir kullanıcının başka bir kullanıcının gönderisini yeniden paylaşmasıdır. Retweet, doğrudan kendi beyanı olmayıp, üçüncü bir şahsa ait beyanın duyurulması anlamına gelir. Yargıtay’a göre hakaret içeren bir tweet’in retweet edilmesi hakaret suçunu oluşturabilir.
- Paylaşma (Share): Kullanıcıların kendilerine ait olmayan içerikleri (genellikle linkler aracılığıyla) yayınlamasını sağlayan eylemdir. Paylaşım, yanlış bilginin yayılmasını artırabilir ve hem toplumsal hem de bireysel zararlara yol açabilir. Paylaşılan içeriğin bağlamının netleştirilmesi (şaka, gerçek, eleştiri vb.) hukuki değerlendirmede önemlidir.
- Beğenme (Like): Kullanıcıların duygusal ifadelerini belirtmek için kullanılan bir eylemdir. Bir gönderideki beğeniler başkaları tarafından görülebilir ve içeriğin yayılmasına katkıda bulunabilir. Ancak her beğeni, suçun manevi unsurunun varlığını göstermez. Bir Yargıtay kararında hakaret içeren sosyal medya paylaşımını beğenmenin tek başına hakaret suçunu oluşturmayabileceği belirtilmiştir.
- Hashtag: (#) sembolü ile başlayan ve mesajın konusunu belirten anahtar kelimeler veya kelime öbekleridir. Hashtag kullanımı, içeriğin görünürlüğünü artırarak yayılmasına yardımcı olur ve bu yönüyle paylaşım kapsamında değerlendirilebilir.
- Favori Olarak Ekleme (Favlamak): Kullanıcıların belirli hesaplardan gelen içerikleri öncelikli olarak görmesini sağlayan bir özelliktir. Bu da içeriğin belirli bir kitleye daha fazla görünür olmasını sağlar.
C – CEZA SORUMLULUĞUNUN TEMEL İLKELERİ
Sosyal medyada suç teşkil eden bir içeriği paylaşan, retweet eden veya beğenen kişilerin, içeriği ilk oluşturan kişiler dışında da ceza yaptırımıyla karşılaşması mümkündür. Türk Ceza Kanunu (TCK) ve ilgili mevzuat, bu tür eylemlerin değerlendirilmesinde temel prensiplere dayanır:
1. Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi
Bu ilke gereği, bir fiilin suç sayılabilmesi ve cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olması gerekir. TCK’nın 6/1(g) maddesi, “basın ve yayın yolu ile” deyimini, her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar olarak tanımlamıştır. Sosyal medyada yapılan paylaşım, retweet, beğeni gibi eylemler, bu tanım kapsamında “yayma” fiili olarak yorumlanmaktadır. Bu yorum, kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmez, zira mevcut kanun hükmünün değişen teknolojik koşullara göre yorumlanması söz konusudur, kıyas yasağı ihlal edilmemektedir.
2. Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği İlkesi
Bu ilke, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasını öngörür. Sosyal medyada suç teşkil eden içeriği paylaşan kişinin cezai sorumluluğu için, “suç işleme kastının” somut delillerle ortaya konulması esastır. Yargıtay’a göre, ceza hukukunun ilgi alanı, fiilin kim tarafından işlendiği veya suça iştirak edilip edilmediğidir, kullanıcının popülerliği değil.
3. Manevi Unsur (Kast) ve İspatı
Suç teşkil eden bir içeriğin sosyal medyada beğenilmesi veya paylaşılması durumunda, bu eylemi gerçekleştiren kişinin motivasyonu ve kastı kritik öneme sahiptir. İçeriği daha geniş kitlelere ulaştırmak, hukuki değerlere verilen zararın tehlikesini artırır. Kastın ispatı her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
4. Önemli Nüanslar ve Yargıtay Yaklaşımı:
- Kişiler, içeriği tam olarak anlamadan, sadece başlığına bakarak, gönderen kişiyle olan ilişkilerini sürdürmek için veya çok sayıda kişi beğendiği için içeriği beğenebilir veya paylaşabilir. Bu durumlar, kastın varlığını ortadan kaldırabilir.
- İçeriğin eleştiri, kınama veya bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olması da mümkündür. Bu durumlarda da suç işleme kastı aranmaz.
- Yargıtay kararları, retweet gibi eylemlerde dahi kastın varlığını somut delillerle araştırmaktadır. Örneğin, Yargıtay 18. Ceza Dairesi kararında (16.01.2019 T., 2018/7790 E., 2019/1445 K.), hakaret içeren bir tweet’in retweet edilmesinin hakaret suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir. Ancak aynı Daire’nin başka kararlarında, retweetlemenin amacının hakaret kastı değil, eleştiri veya arşivleme olması durumunda cezai sorumluluk doğmayacağı belirtilmiştir.
- Kastın şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması için, içeriği paylaşan kişinin emoji veya yorum eklemesi gibi, içeriği benimsediğini gösteren eylemler de delil olarak değerlendirilebilir.
Türk hukukunda 5651 Sayılı Yasa’nın 4. maddesinin 2. fıkrası, içerik sağlayıcının başkasına ait bir içerikten sorumlu olmadığını, ancak sunuş biçiminden içeriği benimsediğinin anlaşıldığı durumlarda genel hükümlere göre sorumluluğunun doğacağını kabul etmektedir.
Ç – İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE SINIRLARI
İnternet, ifade özgürlüğünün kullanımında eşi benzeri görülmemiş bir platform sunar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) uygulamasına göre ifade özgürlüğü, doğru olmayan veya rahatsız edici ifadeler için de geçerlidir. Ancak bu özgürlük mutlak değildir ve Anayasa (Madde 26/2) ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (Madde 10/2) tarafından belirlenen sınırlar içerisinde kullanılmalıdır.
İfade Özgürlüğünün Sınırlandırılabileceği Durumlar:
- Milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği
- Suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması
- Başkalarının şöhret veya haklarının korunması
- Özel ve aile hayatının gizliliği
- Yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi
Elektronik iletişimin, yasal koruma altındaki ifade özgürlüğünden yasa dışı davranışa geçiş çizgisi, her somut olayın özelliğine göre belirlenir. Siber taciz, hakaret veya tahrik niteliğindeki iletişimler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez. Nefret söylemi ve dezenformasyonun, demokrasiler üzerinde olumsuz etkileri olduğu kabul edilmektedir.
D – SOSYAL MEDYA ETKİLEŞİMLERİNİN TÜRK CEZA KANUNUNDAKİ KARŞILIĞI
Sosyal medyada bir başkası tarafından oluşturulan ve suç teşkil eden içerikleri paylaşan, beğenen veya retweet eden kişilerin hukuki sorumluluğu, sadece “asıl fail gibi kabul edilme” (yani doğrudan “yayma” fiilinin faili olma) durumuyla sınırlı değildir.
Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında, bu eylemler duruma göre “Yardım Etme” (TCK m.39) veya “Suçu ve Suçluyu Övme” (TCK m.215) gibi farklı suç tipleri kapsamında da değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, her somut olayın özelliklerine, yapılan paylaşımın niteliğine ve paylaşan kişinin kastına göre farklılık gösterir.
1. Suça Yardım Etme
5237 s. TCK m. 39’da, suçun işlenmesine yardım edenlerin de belli oranlarda cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
TCK Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
Maddenin ikinci fıkrasında, hangi hallerde “yardım eden” sıfatının meydana geleceği sayılmıştır.
TCK Madde 39- (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
-
- a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
- b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
- c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Suç içeriklerini destekleyici yorumlar, failin eylemine yönelik cesaretlendirme niteliği taşıdığı için TCK m.39 kapsamında suça yardım olarak görülebilmektedir.
TCK’nın 39. maddesi, suça iştirak biçimlerinden biri olan “yardım etme” fiilini düzenler. Bir kimsenin, suç işleme kararını icraya koyan veya suçu işleyen asıl faile maddi veya manevi destek sağlaması durumunda yardım etme söz konusu olur. Sosyal medya bağlamında bu madde, asıl suçun işlenmesine zemin hazırlayan veya kolaylaştıran eylemleri kapsayabilir.
Yardım Etmenin Unsurları:
a- Manevi Yardım:
- Suç işlemeye teşvik etme: Bir içeriği paylaşırken veya beğenirken eklenen yorumlar veya ifadeler, asıl suçun işlenmesi yönünde başkalarını teşvik edici nitelikteyse.
- Suç işleme kararını kuvvetlendirme: Asıl failin suç işleme kararını pekiştirecek şekilde, suç teşkil eden içeriği destekleyici veya yüceltici paylaşımlar yapmak.
- Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunma: Suçun işlenmesinden sonra, failin yakalanmasını engellemek veya suçun delillerini gizlemek amacıyla yapılan paylaşımlar, örneğin suçla ilgili bilgiyi ortadan kaldırmaya yönelik çağrılar veya suçluyu aklayan içerikler.
b- Maddi Yardım:
- Suçun işlenmesini kolaylaştırma: Suç teşkil eden bir içeriği beğenmek, retweet etmek veya paylaşmak, o içeriğin daha geniş kitlelere ulaşmasını ve dolayısıyla suçun etkisinin artmasını sağlar. Bu durum, suçun işlenmesine “araç sağlama” veya “kolaylaştırma” şeklinde maddi yardım olarak yorumlanabilir. Özellikle asıl suçun yayılmacı nitelikte (örneğin terör propagandası, halkı kin ve düşmanlığa tahrik) olduğu durumlarda, içeriğin görünürlüğünü artırmak, suça yardım etmek olarak değerlendirilebilir
Bir kişi, terör örgütü propagandası içeren bir videoyu sosyal medyada paylaşır. Bu videoyu gören bir başka kişi, videoyu kendi sayfasında “retweet” eder ve altına “destekliyorum, yaşasın mücadelemiz” gibi bir yorum ekler. Bu durumda, retweet eden kişi hem propagandanın yayılmasına maddi olarak yardım etmiş, hem de yorumuyla failin suç işleme kararını kuvvetlendirerek manevi yardımda bulunmuş olabilir. Burada TCK m.7/2 gereği suça iştirak kuralları uygulama alanı bulacaktır.
2. Suçu ve Suçluyu Övme (TCK m.215) Kapsamında Değerlendirme
TCK’nın 215. maddesi, “işlenmiş olan bir suçu veya bu suçtan dolayı ceza veya güvenlik tedbiri uygulanmış olan bir kişiyi alenen övme” fiilini suç olarak tanımlar. Bu suçun oluşabilmesi için övmenin alenen yapılması ve kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturması gerekir.
Suçu ve Suçluyu Övme Suçunun Unsurları
- Alenen Övme: Sosyal medya paylaşımları, doğaları gereği “aleniyet” unsurunu taşır. Bir paylaşımın “beğenilmesi”, “retweet edilmesi” veya “paylaşılması”, içeriğin genel kullanıma açık hale gelmesi anlamına gelir.
- İşlenmiş Bir Suçu Övme: Sosyal medyada, somut olarak işlenmiş, belirli bir suçu (örneğin, bir cinayet, gasp, terör eylemi) veya genel bir suç tipini (örneğin, hırsızlığı) yücelten, meşrulaştıran veya onaylayan paylaşımlar bu kapsama girer. “Ne iyi etmiş”, “hak etti”, “çok doğru hareket”, “ellerine sağlık”, “az bile yapmışsın”, “aynen katılıyorum” gibi ifadelerle suçun tasvip edildiğini gösteren beğeniler veya paylaşımlar.
- Suçluyu Övme: Bir suç işlediği bilinen veya bu suçtan dolayı hüküm giymiş bir kişiyi, yaptığı suç nedeniyle övmek. Örneğin, bir terör eylemini gerçekleştiren veya bir cinayetten hüküm giymiş bir kişiyi “kahraman”, “cesur” gibi sıfatlarla yücelten içeriklerin paylaşılması veya beğenilmesi.
- Kamu Düzeni Açısından Açık ve Yakın Tehlike: TCK m.215’in uygulanabilmesi için övmenin, kamu düzeni açısından somut, açık ve yakın bir tehlike oluşturması gerekir. Yani, bu övme eylemi, suç işlemeye yönlendirici veya suçu teşvik edici bir etki yaratma potansiyeli taşımalıdır.
Bir terör saldırısını gerçekleştiren bir teröristin fotoğrafını içeren bir gönderiyi, altına “kahramanımız” yazarak paylaşan veya bu gönderiyi “beğenen” bir kişi, suçu ve suçluyu övme suçunu işlemiş olabilir. Burada önemli olan, bu övmenin kamu düzenini bozma potansiyelinin bulunmasıdır.
E- SUÇ TİPLERİ VE YARGITAY KARARLARI
Sosyal medyada suç teşkil eden içeriklerin paylaşılmasıyla ilgili çeşitli suç tipleri ve bunlara ilişkin Yargıtay kararları bulunmaktadır.
1 – Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
5237 s. TCK’nın Dokuzuncu Bölümünde, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar sayılmıştır;
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132)
- Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133)
- Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134)
- Kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m.135)
- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m.136)
İlgili maddelerde söz konusu suçların tanımları, unsurları ve failler hakkında uygulanacak cezai müeyyideler yer almaktadır. Tanımlanan suçlarla ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımların da suç olarak kabul edilebileceği unutulmamalıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin güncel bir kararında, binlerce takipçisi olan ve umuma açık başkasına ait Instagram hesabındaki fotoğrafı, kendi sosyal medya paylaşan Sanık hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.
“İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa BAM 10. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunun kabulü ile; sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 136/1, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafii; “herkese açık olan hesaptan alınan fotoğrafların paylaşılmasının TCK 136/1 bakımından bir suç oluşturmayacağı, Yargıtay CGK kararlarının bu yönde olduğu, sanığın, müştekilerce herkese açık olan Instagram hesabında paylaşılmış, müştekiler tarafından rızalarıyla alenileştirilmiş ve umuma sunulmuş olan fotoğrafı … hesabında paylaşmasının suç teşkil etmeyeceği, istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu” gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay 12. CD., temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.” (12. CD. 2023/2695 E., 2025/4315 K. 12.05.2025 T.)
2 – Tehdit, Şantaj, Hakaret Suçları
Yargıtay, suç unsuru taşıyan içeriklerle ilgili sadece “like/beğeni”nin tek başına suç teşkil etmeyeceği görüşündedir. Diğer taraftan, suç oluşturan bir içeriğin, başkası tarafından yeniden paylaşılmasının (retweet) suç teşkil edeceğine karar verilmiştir.
“Sanığın, sosyal paylaşım sitesi üzerinden müştekiye hitaben “C. oto yıkama” ve temyize gelmeyen sanık “A.. K..” profilleri adı altında gönderilen hakaret içerikli mesajları beğenmekten ibaret eyleminin, bu mesajların sanık tarafından da internet ortamında paylaşılıp veya başkalarına aktarılmadığı taktirde hakaret suçunun unsurlarını oluşturmayacağı, kişisel değerlendirme kapsamında kalacağı gözetilmeden ve bu husus araştırılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık E.. Y.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA… (Y.4. CD. 17/11/2014 T., 2013/5598 E. ve 2014/33171 K.)
***
“Sanığın, twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde diğer sanık tarafından paylaşılan tweeti retweetlediğinin, kendi ikrarı ile de sabit olması karşısında, kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde hakaret suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA…” (Y.18. CD. 07/12/2015 T., 2015/10377 E. ve 2015/12777 K.)
***
“… İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar (retweetler) yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır.” (Y.18. CD. 16/01/2019 T., 2018/7790 E. ve 2019/1445 K.)
***
“Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın kullanmakta olduğu twitter hesabından TBMM Başkanı olması nedeniyle TCK’nın ilgili maddesi uyarınca kamu görevlisi sıfatını haiz katılana yönelik paylaştığı anlaşılan “Has…tir oradan. Sensin Eşkiya…” şeklindeki ileti, kişilerin onur ve haysiyetini incitici, küçük düşürücü nitelikte olup paylaşımın yapıldığı hesabın aleni sayılan ortamlardan olduğu, atılı paylaşımın sanık tarafından yapıldığının internet kayıtları ve sanık ikrarı ile sabit oluşu karşısında paylaşımı bizzat yapmayıp başkasının paylaşımını paylaştığına ilişkin savunmanın atılı suçun oluşumuna engel olmadığı, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin istinafının yerinde olduğu anlaşılmakla, hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.” (Ankara BAM 6. CD. 2019//587E., 2020/1686K., 25.09.2020)
3 – TCK’nın Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümü’nde Sayılan Suçlar
5237 s. Kanun’un Üçüncü Bölüm ve sonrasında;
- Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
- Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
- Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
- Milli Savunmaya Karşı Suçlar
- Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
- Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
sayılmıştır.
Konumuzla bağlantılı olarak örneğin;
- Cumhurbaşkanına hakaret içeren (TCK m.299)
- Türk Bayrağı ve İstiklal Marşını aşağılayan (TCK m.300)
- Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılayan (TCK m.301)
- Halkı askerlikten soğutan (TCK m. 318)
- Savaşta yalan haber yayan (TCK m. 323)
- Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri ve gizli kalması gereken bilgileri açıklayan (TCK m. 329, 330)
- Yasaklanan bilgileri açıklayan (TCK m. 336)
başkasına ait suç içeriklerinin paylaşılmasının suç teşkil edeceği kuşkusuzdur.
“… Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın kendisine ait Twitter isimli sosyal paylaşım sitesinden 10.10.2013, 27.11.2013, 22.12.2013, 28.01.2014 tarihli retweet paylaşımları ile 15.06.2015, 24.07.2015 tarihli paylaşımlarının örgütün cebir, şiddet veya tehdit yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek nitelikte olduğu anlaşılmakla 3713 sayılı Kanun’un yedinci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki fiillerden olduğu bu sebeple silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur…” (Y.3. CD. 24.06.2024 T., 2022/11345 E. ve 2024/8474 K.)
F- SONUÇ
Sosyal medya, ifade özgürlüğünün geniş bir alanı olmakla birlikte, bu özgürlüğün sınırları yasal düzenlemelerle belirlenmiştir. Suç teşkil eden içeriklerin paylaşılması, beğenilmesi veya yeniden yayınlanması gibi eylemler, bireylerin cezai sorumluluğunu doğurabilir. Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri ve güncel Yargıtay kararları, bu tür durumlarda kast unsurunun önemini vurgulamakta ve her olayın kendi somut koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının, paylaşımlarının hukuki sonuçları konusunda bilinçli olması hem kişisel özgürlüklerini korumak hem de hukuki yaptırımlarla karşılaşmamak adına büyük önem taşımaktadır.
Devletin egemenlik ve güvenliğine karşı işlenen suçlar, çocukların cinsel istismarı, nefret suçları söz konusu olduğunda çok daha ciddi yaptırım ve sonuçları olacaktır.
Sosyal medyada suça destek veren yorumlar, gönderilerin tekrar tekrar paylaşılması, suçun etki alanını genişletmesine, suçun yaygınlaştırılmasına katkı sağlamaktadır.
Bu paylaşımlar faillerin cesaretlenmesine veya suçun toplumda meşrulaştırılmasına yol açtığı gibi mağdurun gördüğü zararı telafi imkânsız düzeyde artırmaktadır. Nitekim nefret söylemi ve şiddeti teşvik eden konuşmalar da dahil olmak üzere, karalayıcı ve açıkça hukuka aykırı olan hakaret, iftira vb. diğer söylem türleri, daha önce hiç olmadığı kadar, dünya çapında birkaç saniye içinde yayılabilir ve bazen sürekli olarak çevrimiçi olarak erişilebilir durumda kalmaktadır.
Bu nedenle, hukuka aykırı içeriklere kesinlikle katılım sağlanmamalı ve paylaşılmamalıdır.
Av. Ar. Zekeriya YILMAZ