Baba Evine Dönen Kadın Boşanma Davasını Nerede Açabilir?
Baba Evine Dönen Kadın Boşanma Davasını Nerede Açabilir?
Evlilik birliğinin sarsılmasıyla başlayan boşanma süreci, taraflar için birçok hukuki soruyu da beraberinde getirir. Özellikle eşinden ayrı yaşamak durumunda kalan ve baba evine dönen kadınlar için akla gelen ilk sorulardan biri, boşanma davasını nerede açabilecekleri oluyor. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ilgili maddeleri ve Yargıtay’ın emsal kararları ışığında, bu önemli konuyu detaylı bir şekilde inceleyelim.
Türk Medeni Kanunu’na Göre Yetkili Mahkeme
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkemeyi düzenleyen 4721 s. TMK Madde 168, konuya netlik getirmektedir:
“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”
Bu maddeye göre, boşanma davası açmak isteyen bir eşin iki temel yetki kuralından yararlanma hakkı bulunmaktadır:
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi: Davacı veya davalı eşin halihazırda ikamet ettiği yer mahkemesi.
- Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi: Tarafların, dava açılmadan önceki son altı ay boyunca birlikte yaşadıkları yer mahkemesi.
Baba Evine Dönen Kadın İçin Durum
Boşanma sürecinde, müşterek aile konutundan ayrılmak zorunda kalan kadınlar genellikle baba evine dönmektedir. Kadının davayı baba evinin bulunduğu yerde açması halinde karşı ise “kadının halen resmi ikametgâh kaydının yani yerleşim yerinin, terk ettiği müşterek aile konutunun bulunduğu yer olduğu” iddiasıyla karşı tarafın yetki itirazında bulunduğu ve mahkemelerin de bazen bu itirazı kabul ettiği görülmektedir.
Oysa boşanma sürecinde eşinden ayrılarak baba evine dönen bir kadının durumu, “yerleşim yeri” kavramı açısından özel bir önem taşır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, kadının sığındığı ve yerleştiği baba evi de kadının yerleşim yeri olarak kabul edilir. Bu durum, davacı kadına, boşanma davasını baba evinin bulunduğu yerdeki aile mahkemesinde açma hakkı tanır.
Örnek: İstanbul’da yaşayan bir kadın, boşanma sürecinde Erzurum’daki baba evine dönerse; boşanma davasını İstanbul’da ya da artık yerleşim yeri olan Erzurum’da açma hakkına sahiptir. Burada seçme hakkı, davacıya aittir.
Yargıtay Kararları Işığında Yetkili Mahkeme
Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı, kadınların boşanma sürecinde mağduriyet yaşamaması ve hukuki sürece erişimlerinin kolaylaştırılması yönündedir. İşte bu konuyu netleştiren önemli bir Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.06.2007 T., 2007/2-331 E. ve 2007/332 K. Sayılı Kararı:
Bu kararda, tarafların evlendikten sonra Düzce’ye yerleştikleri, davacı kadının ise 15.08.2002 tarihinde Balıkesir’e taşınarak boşanma davasını 25.09.2002 tarihinde Balıkesir’de açtığı belirtilmiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi davacı kadının Balıkesir’in yerleşim yeri olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Ancak Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını haklı bularak yerel mahkemenin kararını onamıştır. Gerekçesinde ise şu ifadelere yer verilmiştir:
“Somut olayda davacı kadının 15.8.2002 tarihinde koca evini terk edip, o tarihten beri baba evinde oturduğu, işte çalışmadığı, üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı, hayatın olağan akışı gereğince sığınabileceği ve yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu, ayrı ev açıp orada hayatını idame ettirmesinin mevcut şartlarda mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.”
Bu karar, kadının maddi imkanları kısıtlı olduğunda ve sığınabileceği tek yerin baba evi olduğu durumlarda, baba evinin yerleşim yeri olarak kabul edileceğini ve yetkili mahkemenin bu yerdeki aile mahkemesi olacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Emsal Kararlar:
- Yargıtay 2. HD, 2012/217 E. – 2012/18598 K.
- Yargıtay 2. HD, 2013/12420 E. – 2013/18461 K.
- Yargıtay 2. HD, 2016/9751 E. – 2018/1095 K.
Sonuç
Boşanma sürecinde baba evine dönen kadınlar, Türk Medeni Kanunu’nun ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının sağladığı bu kolaylıktan yararlanabilirler. Dava açma hakkı ve yetkili mahkeme seçimi konusunda doğru adımları atmak, hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Bu tür durumlarda hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak, her zaman en doğru yaklaşımdır.
Av. Arb. Zekeriya YILMAZ